Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti 2020

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en gizemli yerlerinden biri. Sultanahmet semtindeki sarnıç, Ayasofya’ya da sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde konumlanıyor. Bu yazıda Yerebatan Sarnıcı’nın tarihi ve mimarisi hakkında kısa bilgi bulabilirsiniz. Ayrıca Yerebatan Sarnıcı giriş ücreti ve ziyaret saatleri de güncel haliyle not edilmiştir.

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en turistik noktasında olduğu için çevresinde yapılacak çok şey var. Yerebatan’ı gezdikten sonra yapılacak şeyler için tavsiyelerimi yazının en sonunda bulabilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim.

Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti
Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı Tarihi Hakkında Bilgi

Yerebatan Sarnıcı tarihi 1500 yıl öncesine kadar uzanıyor. Bizans döneminde şehrin merkezi olan Sultanahmet’te saraylar ve yönetim binaları vardı. Yerebatan Sarnıcı da bu imparatorluk binalarına su sağlamak için yapılmıştı.

İstanbul Tarihi Yarımada’nın altında Bizans döneminden kalma yüzlerce sarnıç var. Dikkatle bakarsanız, Ayasofya Meydanı‘nda veya Topkapı Sarayı‘nın ikinci avlusunda bile kırmızı tuğla ile örülmüş tavanları gözüken sarnıçlar olduğunu fark edersiniz.

Bu sarnıçlar Orta Çağ boyunca şehirdeki insanlara su kaynağı olmuştu. Tarihi Yarımada olarak bildiğimiz Fatih ilçesinin altında yüzlerce sarnıç var. İlçenin altı adeta bir yeraltı şehri gibi. Son yıllarda bu gizemli sarnıçların öyküsünü anlatan “Yeraltındaki İstanbul” adıyla rehberli turlar düzenleniyor.

1. Sarnıçlar Neden İnşa Edildi?

İstanbul, yani eski adıyla Konstantinopolis; üç tarafı denizler ile çevrili bir şehir olduğundan, tarihte defalarca kuşatılmıştır. Ancak 1204‘teki Latin İstilası ve 1453‘teki İstanbul’un fethi haricinde güçlü surları aşabilen olmamıştır.

Kuşatıldığı vakit aylarca dış kaynaklardan yoksun kalan şehirde, içme suyu sıkıntısı çekmemek için; Bizanslılar irili ufaklı sarnıçlar inşa ettiler. Şehrin büyük sarnıçlarından günümüzde yalnızca Yerebatan Sarnıcı, Binbirdirek Sarnıcı ve Şerefiye Sarnıcı’nın içini görmek mümkündür.

2. İstanbul’un Su Sarnıçları

Üst satırlarda saydığım üç sarnıcın haricindeki küçük sarnıçlar, Sultanahmet’te çeşitli otellerin ve halı mağazalarının altında bulunmaktadır. Sarnıçları küçük sergi alanlarına dönüştüren işletmeler, onları müşterilerine hoş bir sürpriz olarak göstermektedirler. (Örneğin Nakkaş Halı’nın altında sergi olarak kullanılan bir tane var.)

Soğukçeşme Sokağı‘nda “Sarnıç Restoran” olarak hizmet veren Bizans dönemi sarnıcı da, yine ticari işletme olarak kullanılan sarnıçlara örnek verilebilir. Bin yıldan daha yaşlı bir sarnıçta bir akşam yemeği, oldukça ilginç bir deneyim olabilir.

İstanbul’un tarihi sarnıçları ile daha çok ayrıntıya ulaşmak isterseniz, yakın zamanda kaleme almış olduğum İstanbul’un Su Sarnıçları isimli yazıma da göz atabilirsiniz.

3. Yerebatan Sarnıcı’nı Kim Yaptırdı?

Yerebatan Sarnıcı 540’lı yıllarda Bizans İmparatoru Justinianus tarafından yaptırıldı. Bizans İmparatorluğunu 38 yıl yönetmiş olan Justinianus, aynı zamanda Ayasofya‘yı da inşa eden hükümdardır. 1000 yıldan uzun bir süre ayakta kalan Bizans İmparatorluğu’nun en önemli hükümdarı olarak kabul edilir.

Yerebatan Sarnıcı Mimarisi

Yerebatan Sarnıcı mimarisi, özellikle boyutları ile oldukça etkileyicidir. 108 metreye, 65 metre büyüklükte inşa edilmiş olan sarnıç, 9800 m2’lik alanı ile İstanbul’un en büyük sarnıcı olarak bilinir.

Yerebatan, elbette sadece boyutları değil zerafeti ile de dikkat çeker. İstanbul halkı, bu kadar güzel bir yapının sadece su deposu olmasına pek anlam verememiş. Bu yüzden de buraya “Yerebatan Sarayı” ismini yakıştırmış.

1. Sarnıçtaki Antik Yunan Sütunları

Aslında sarnıcı inşa eden mimarların bir estetik kaygısı yoktu. Yani sarnıcın bu kadar güzel olması, büyük oranda içindeki malzemelerin devşirme olmasından kaynaklanıyordu.

Sarnıcın içinde, çeşitli Antik Yunan yapılarından devşirme 336 adet sütun bulunmaktadır. Bu sütunların başlıklarına ve uzunluklarına baktığınızda, bu sarnıca özel üretilmediklerini ve farklı mimari nizamlarda olduklarını fark edersiniz.

2. Yerebatan Sarnıcı Medusa Heykelleri

Sütunların uzunlukları ve genişlikleri genelde birbirinden farklıdır. Sarnıcın diplerine doğru ilerlediğinizde, iki adet çok kısa sütunun altına büyük çapta taşların destek amacıyla konulduğunu görürsünüz. Bu taşların üzerinde Medusa‘nın yüzü resmedilmiştir.

Antik Yunan döneminde İstanbul şehrinin adı Byzantion idi. O dönemde Yunan halkı, Zeus gibi mitolojik tanrılara tapıyordu. Meşhur mitolojik hikayelerden birinde kahraman dövüşçü Perseus ve yılan saçlı canavar Medusa‘nın dövüşüne dair bir hikaye de vardır.

Mitolojik inanca göre Medusa sonradan canavara dönüşmüş olan güzel bir kadındı. Bu kadının gözlerine bakanlar taş kesilirdi. Medusa’nın bu özelliği sebebiyle, Antik Mısır dönemindeki Sfenksler gibi koruyucu özelliği olduğuna inanılmış ve özel yapıların girişine; orayı koruması için yerleştirilmiştir.

Medusa heykelleri Yerebatan Sarnıcı‘nda kesinlikle yapısal amaçla kullandıldı. Ait oldukları yerden alınıp getirilmiş ve sütunların altına destek olarak konulmuşlardı.

Ancak yine de, Bizanslı işçiler ve köleler; Medusa‘nın bu kötü şöhretinden çekinmiş olacaklar ki, Medusa başlarını düz bir şekilde koymaya korkmuşlar. Sular altında kalacak bir Sarnıç için bile, Medusa başlarını yana yatırmış veya ters düz etmişler ki, kimse Medusa ile yüz yüze gelmesin.

3. Neden İngilizce Basilica Cistern Denir?

Yerebatan Sarnıcı’nın adını nereden aldığı ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan en kabul göreni, sarnıcın Bizans dönemindeki önemli bir meydan olan Stoa Basilica isimli meydanın altında inşa edilmesi nedeniyle, Bazilika Sarnıcı adını aldığı yönündedir.

Bazilika, kelime olarak Roma dönemindeki mahkeme binalarının adıydı. Ancak Roma İmparatorluğu, İmparator Konstantin döneminden itibaren Pagan dinini terk edip, Hristiyanlık dinine geçtiği için; Bazilika işlevi gören tüm binalar kiliseye çevrildiler.

Bunu yapmaktaki amaç, sayıları her geçen gün artan Hristiyan topluluğa pratik bir şekilde ibadet alanı yaratmaktı. Böylece yüzyıllar boyunca Kilise projeleri hep Bazilika planından yola çıkılarak çizildi.

Yerebatan Sarnıcı Giriş Ücreti 2020

Yerebatan Sarnıcı giriş ücreti 15 Türk Lirası’dır. Yabancı ziyaretçiler için 30 TL tahsil edilir. 7 yaşın altındaki çocuklar için bilet ücretsizdir. Müzekart geçerli değildir.

Yerebatan’da Neden Müzekart Geçmez?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin işlettiği müzelerde, Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın bir ürünü olan müzekart geçmez. İBB’ye bağlı olan müzeler sırasıyla Yerebatan Sarnıcı, Şerefiye Sarnıcı, Miniatürk ve Tekfur Sarayı Çini Müzesi’dir.

Yerebatan Sarayı Ziyaret Saatleri 2020

Yerebatan Sarnıcı ziyaret saatleri sabah 09:00 ile akşam 18:30 arasındadır. Sarnıç haftanın her günü ziyarete açıktır. Hafta sonları da dahil her gün ziyaret edilebilir. Sadece dini bayramların ilk günlerinde öğleden sonra açılır.

İstanbul’daki müzelerin giriş saatlerinde etkinliklere ve tadilatlara bağlı olarak değişiklik olabilir. Müzeye gitmeden önce Yerebatan Sarnıcı’nın resmi internet sitesini ziyaret edip, son durumu gözden geçirmenizi öneririm.

Yerebatan Sarnıcı Nerede ve Nasıl Gidilir?

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Sultanahmet semtinde konumlanır. Ayasofya’ya yalnızca iki dakikalık yürüme mesafesindedir. Sultanahmet tramvay istasyonundan birkaç dakikalık yürüyüş ile sarnıca gidebilirsiniz. Yerebatan Sarnıcı, adını kendi üzerinde bulunduğu caddeye vermiştir. Bu sebeple Yerebatan Caddesi‘nin hemen girişinde yer alır.

Sarnıcın Çevresinde Gezilecek Yerler

Yerebatan Sarnıcı çok merkezi bir yerde konumlanıyor. Sarnıcı gezmek ortalama yarım saat sürdüğü için, gelmişken çevredeki eserleri de görmekte fayda var. Çevresindeki başlıca eserleri not ediyorum. Ancak bunların haricinde de gezilebilecek çok yer var.

1. Ayasofya

Ayasofya Camii, Yerebatan Sarnıcı’nın komşusudur. Sarnıçtan sonra Ayasofya’yı da ziyaret edebilirsiniz. Ayasofya ve Yerebatan, aynı dönemde inşa edilmiş binalar. İkisi de 6. yüzyılda İmparator Justinianus tarafından yapılmış ve tarihi anlamda birbirlerini tamamlıyorlar.

2. Topkapı Sarayı

400 yıl boyunca 25 Osmanlı padişahının yaşadığı Topkapı Sarayı, Yerebatan’dan yalnızca 10 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Osmanlı’nın klasik dönem mimarisinin en önemli eseri olan Topkapı Sarayı’nı birkaç saatte gezebilirsiniz.

3. Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, Yerebatan’a çok yakın. İçindeki mavi çinilerle ünlü olan ve yabancılar tarafından “Mavi Cami” olarak bilinen Sultanahmet Camii, 1600’lü yıllarda inşa edilmiş.

4. Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Bu müze Sultanahmet’te az bilinen yerler arasındadır. Birkaç yıl önce restore edilen müze çok güzel bir sergiye dönüştü. İçinde Halifelikler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden tarihi eserler var. Müzenin olduğu bina, Kanuni Sultan Süleyman’ın kardeşi Hatice Sultan ve eşi Vezir-i Azam İbrahim Paşa’nın yaşadığı saraydı.

5. Şerefiye Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı’nı gezdikten sonra, isterseniz ikinci bir sarnıç olan Şerefiye Sarnıcı’na da gidebilirsiniz. Şerefiye, yakın zamanda restorasyondan geçti ve ziyarete açıldı.

Bu içerik hoşunuza gitiyse, İstanbul’da gezilecek tarihi yerler isimli yazıyı da tavsiye ederim. Önerdiğim bu yazı, size İstanbul’un tarihi eserleri hakkında daha geniş bilgi verecektir.

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilgi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *