Saint Pierre Kilisesi (Hatay)

Hatay Saint Pierre Kilisesi, dünyanın ilk kiliselerinden biri olarak kabul ediliyor. Erken dönem Hristiyanlıktaki birçok kilise gibi kayalara oyulmuş olan St. Pierre Kilisesi günümüzde bir anıt müze olarak hizmet veriyor.

Antakya-Reyhanlı yolu üzerinde bulunan Saint Pierre Kilisesi’nin, Hz. İsa’nın en önemli havarisi olan Aziz Petrus tarafından kurulduğuna inanılıyor.

Bu yazıda Hatay’daki Saint Pierre Kilisesi’nin tarihi ve kurucusu olan Aziz Petrus’un hayatı hakkında bilgi bulabilirsiniz. Buna ek olarak St. Pierre Anıt Müzesi’nin giriş ücreti ve ziyaret saatleri de not edilmiştir.

Saint Pierre (Aziz Petrus) Kimdir?

İsa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Petrus (Latince St. Pietro, İngilizce St. Peter) yine İsa’nın havarilerinden biri olan Aziz Andreas’ın kardeşidir. İncil’de Aziz Petrus’un İsa’nın çağrısına kulak vermeden önce balıkçı olduğu söylenir. Gerçek adı Simon olan havarinin adı İsa tarafından “kaya” anlamına gelen “Petros” olarak değiştirilmişti.

İncil’de Aziz Petrus ile ilgili birçok kıssa bulunmaktadır. Bilinen bir kıssaya göre Petrus, İsa’ya hiç balık tutamadığını söyler. İsa, Petrus’tan ağını tekrar denize atmasını ister. Petrus, ağını denize attığında birdenbire taşıyamacağı kadar çok balıkla dolduğunu görür. Hayatının sonuna kadar İsa’ya ve öğretilerine sadık kalan Petrus, İsa tarafından Hristiyanlığı yaymak için görevlendirilmiştir.

İncil’de yazan rivayetlere ve Hristiyan tarihçilerine göre, Petrus, Hz. İsa çarmıha gerildiği güne kadar yanından hiç ayırmamıştır. İsa çarmıha gerildikten sonra ise Petrus, onun vasiyetine bağlı kalarak Hristiyanlığı önce Kudüs ve sonra Antakya’da yaymaya başlar. Petrus, dünyadaki ilk Hristiyan cemaatinin kurucusu ve “İlk Papa” olarak da kabul edilir.

İsa’nın Aziz Petrus’a “kaya” yakıştırması yapması boşuna değildir. Havarileri arasında en sağlam karaktere ve en güçlü fiziğe sahip olan Petrus, İsa’nın öğretisini miras bıraktığı başlıca kişidir. Aziz Petrus da bu güveni boşa çıkarmamış ve yeni öğretiyi yaymak için Roma’ya kadar gitmiştir.

Rivayete göre Aziz Petrus bir süre Antakya’da kalmış ve bugün Saint Pierre Kilisesi olarak bildiğimiz mağara kilisesini kurmuş. Sonrasında ise antik dönemin en önemli kenti olan Roma’ya gitmiş.

Aziz Petrus, Roma İmparatorluğu‘nun kalbi olan Roma’ya kadar gitti ve orada çarmıha gerildi. Günümüzde Vatikan’ın kalbinde bulunan Aziz Petrus Katedrali (Bkz: San Pietro Bazilikası) onun öldüğüne inanılan yerde yükseliyor.

Her ne kadar Aziz Petrus, Hristiyan dünyasının en popüler figürü olsa da; Aziz Pavlus (Bkz: Saint Paul) olmasa, Hristiyanlık böyle geniş bir alana yayılamazdı. Çünkü erken dönem Hristiyanlık’ta Petrus’un iradesi kadar, Pavlus’un hatipliği ve katipliği de önemli yer tuttu.

Hristiyanlığın yayılmasından önce çok tanrılı dinlere inanılıyordu. Bu sebeple Hristiyanlık öğretisini yayan havariler bir anlamda semavi dinlerin dünyadaki temellerini de attılar. Hristiyanlıktan eski bir tek tanrılı din olan Musevilik, küçük bir alanda hapsolmuştu. Hristiyanlık ise bilinen dünyanın bir ucundan diğerine kadar yayılmayı başardı.

Saint Pierre Kilisesi’nin Tarihi

Hatay Saint Pierre Kilisesi Anıt Müzesi

Saint Pierre Kilisesi’nin tarihi milattan sonra 1. yüzyıla kadar uzanıyor. Hz. İsa’nın ölüm yılı olarak kabul edilen MS 30’dan sonra, Aziz Petrus ve diğer havariler öğretiyi yaymak üzere bilinen dünyanın en önemli kentlerine göç ettiler.

Hristiyanlık, toplumsal yardımlaşma üzerine kurulmuştu ve ezilen sınıflara büyük önem veriyordu. Bu sebeple de hızla yayıldı. Elbette Roma imparatorları düzeni tehdit eden bu yeni öğretiye mesafeli yaklaştılar. Bazı imparatorlar çok sert önlemler alırken, bazıları ise görmezden geldi.

Roma, Efes, Kapadokya, Kudüs ve İskenderiye gibi önemli merkezlerde yayılan Hristiyanlık, zamanla önüne geçilemez bir yapılanmaya dönüştü. Bu sebeple de Hristiyanlara uygulanan zulüm 2. ve 3. yüzyıllarda zirve yaptı.

Bu dönemlerde kurulan tüm kiliseler mağaraların içine oyulmuştu. Saint Pierre Kilisesi dağların eteklerine inşa edilen kaya kiliselerinin ilk örneklerinden biridir. Bu mimariye sahip kiliselerin benzerleri Kapadokya‘da da görülebilmektedir.

Saint Pierre Kilisesi, bazı Hristiyan tarihçilere göre kendini “Hristiyan” olarak adlandıran bir topluluğa ev sahipliği yapan ilk ibadethanedir.

Günümüze kadar ulaşan resmi kayıtlar Romalı tarihçiler tarafından yazıldığı için, o dönemde bir yeraltı yapılanmasından ibaret olan Hristiyanlık hakkında net bilgilere sahip değiliz. Bu sebeple de hem St. Pierre Kilisesi, hem de havarilerin yaşamı hakkında rivayetlere dayalı şeyler biliyoruz.

Bazı rivayetlere göre Aziz Petrus bu kilisede Romalı askerler tarafından öldürüldü. Ancak geniş anlamda kabul gören diğer rivayete göre ise Roma’ya kadar giderek orada çarmıha gerildi.

Ancak her ne olursa olsun kendisinin mirası bu kilisede yaşamaya devam etti. Bu sebeple de Hatay’daki Saint Pierre Kilisesi’nde her yıl Aziz Petrus’un anıldığı bir tören yapılıyor.

Antakya’nın Tarihteki Önemi

Aziz Petrus’un yeni öğretiyi yaymak için Antakya’ya yerleşmesi boşuna değildi. Çünkü Antakya, Roma İmparatorluğu’nun en önemli şehirlerinden biriydi. Hatta İstanbul’dan (o dönemdeki adıyla Byzantium) bile önemli bir yerdi.

Roma tarihinin 2. ve 3. yüzyıllarını incelediğinizde imparatorluğun iki büyük düşmanı olduğunu görürsünüz. Bunlardan biri Avrupa’daki barbar kavimler, ikincisi ise Doğu’daki Pers İmparatorluğu’dur. Roma imparatorları Asya seferine çıktıklarında genelde Antakya’dan yola çıkarlardı.

Roma’nın Orta Doğu ve Asya sınırlarındaki en stratejik kent olan Antakya’da (Bkz: Antioch) büyük bir garnizon vardı. Ancak bir sınır kenti olan Antakya, birçok kez Persler’in (ve sonrasında Sasani İmparatorluğu’nun) hedefi oldu.

Hz. İsa’nın havarileri, öğretiyi yaymak için Roma’nın en önemli kentleri olan Kudüs, Antakya, Roma ve İskenderiye’ye doğru gitmişti. Sonra bu dört önemli kente bir merkez daha katıldı. O da Roma imparatoru Konstantin (Bkz: Constantinus) tarafından başkent ilan edilen İstanbul (Roma dönemindeki adıyla Konstantinopolis) idi.

Konstantin, İstanbul’u Roma başkenti ilan etmekle kalmadı. Hristiyanlığın tarihine de damgasını vurdu. Çünkü selefi İmparator Diocletianus döneminde zirveye çıkan zulme bir son verdi ve Hristiyanlığı serbest bıraktı. (Bkz: Milano Fermanı).

İmparator Konstantin, Hristiyanlığı kabul ettikten sonra İznik’te bir konsil topladı. Bu konsilde Hristiyan dünyasının hiyerarşik yapılanması da resmiyet kazanmıştı. Böylece Kudüs, Antakya, Roma, İskenderiye ve yeni başkent Konstantinopolis’e birer piskopos atandı.

Bu saydığım şehirler Hristiyanlığın din merkezleri kabul edildiler ve piskoposlar arasında bir otorite çekişmesi başladı. Uzun vadede bu mücadeleden galip çıkan ise Roma’daki “Papa” oldu. Papa, meşruiyetini Aziz Petrus’tan aldığı için tarih boyunca diğer din merkezlerinin hep bir adım önünde oldu.

Saint Pierre Kilisesi Giriş Ücreti 2021

Saint Pierre Kilisesi giriş ücreti 40 Türk Lirası‘dır. 18 yaşın altındaki öğrenciler için bilet ücretsizdir. Antakya St. Pierre Kilisesi’ne girişte müzekart geçerlidir.

Saint Pierre Kilisesi Ziyaret Saatleri

Saint Pierre Kilisesi ziyaret saatleri sabah 08:30 ile akşam 17:00 saatleri arasındadır. Müze normalde yaz aylarında 19:00’a kadar açık olduğu halde, Covid önlemleri kapsamında bu seneye mahsus olarak erken kapanmaktadır.

Müzenin ziyaret saatlerinde çeşitli etkinlikler, hac dönemi veya tadilatlar sebebiyle değişiklik olabilir. Bu yüzden, gitmeden önce son durumu görmek için Hatay Saint Pierre Anıt Müzesi’nin resmi internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Önerilen Diğer Yazılar

Türkiye, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’da konumlanıyor. Anadolu’nun dinler tarihinde çok önemli bir yer tutması, Türkiye’de yaşayan tarihseverler ve gezginler için büyük bir şans. Örneğin tarihin en eski din merkezi olan Göbeklitepe bile ülkemizde bulunuyor.

Bu sitede başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin önemli müzelerini tanıtmaya çalışıyorum. Bunlar arasında bulunan Nemrut Dağı, Ani Harabeleri ve Truva Antik Kenti gibi yerlerin gizemlerini keşfetmek isterseniz o yazılara da göz atabilirsiniz.

Bu yazıdaki konuya paralel örnekler vermek gerekirse, Erken Hristiyanlık tarihi ile ilgili önemli ipuçları sunan Ihlara Vadisi ve Sümela Manastırı yazılarımı da okuyabilirsiniz.

Üst satırlarda bulunan altı çizili tüm kelimeler, konuyla ilgili daha ayrıntılı yazılara gitmektedir. Tarihe ve sanat meraklı bir turist rehberi olarak, bu yazıların sizlere ilham vereceğini umuyorum. Keyifli okumalar.

Antakya Saint Pierre Kilisesi Hakkında Bilgi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *