Galata’da Gezilecek Yerler ve Sokaklar

İstanbul’un son yıllarda yükselişe geçen semtleri arasında Balat, Karaköy, Galata ve Kuzguncuk var. Galata’da gezilecek yerler yazısı, bu semtlerde yaptığım fotoğraf gezilerinden biri sonucunda ortaya çıktı.

Mahalle kültürünün halen yaşadığı bu semtler, modern kafe ve restoranlar ile donatılmış olsalar da; nostaljik bir ortamı da içlerinde barındırıyorlar. Bu sebeple de İstanbul‘un tarihi dokusunu ve kozmopolit altyapısını en iyi şekilde yansıtıyorlar.

Galata, kültürel bir keşfe çıkmak veya harika fotoğraflar çekmek için gidilecek en güzel semtlerden biri. Asırlar boyunca Ceneviz ticaret kolonisinin yaşam alanı olan bu köklü semt, şimdilerde adeta küllerinden doğuyor.

Galata'da gezilecek yerler
Galata Meydanı

Galata Semtinin Tarihi

Galata semtinin tarihi Bizans dönemine kadar uzanıyor. Venedikliler ve Cenevizliler, geçmişte İstanbul kent hayatının önemli bir parçasıydı. İtalya‘da bir kent-devleti olan Ceneviz Cumhuriyeti, tarihte becerikli denizciler yetiştirmesi ile ünlüydü. (Örneğin: Kristof Kolomb) Akdeniz’in birçok önemli limanını kontrol altına almış olan Cenevizliler, buralarda kalıcı ticaret kolonileri kurmuşlardı.

1. Bizans Döneminde Galata Semti

Çin‘den gelen ipekli kumaşların ve Hindistan‘dan gelen baharatların toplandığı bir liman olan Konstantinopolis‘in de Cenevizlilerin gözünden kaçması mümkün değildi. Bizans döneminden itibaren İstanbul‘a yerleşen Cenevizliler, günümüzün Galata semtini mesken tuttular.

İstanbul Tarihi Yarımada, ağırlıklı olarak Ortodoks mezhebine mensup Bizanslıların yaşadığı bir yerdi. Haliç‘in karşı kıyısı olan Galata bölgesinde ise Katolik inanca sahip Venedik-Ceneviz denizcileri ve tüccarları yaşadı. Latin kolonilerinin bu yabancı memlekette yaşamayı kabullenmesi, İstanbul‘un o dönemde ne denli zengin bir ticaret limanı olduğunu da kanıtlar niteliktedir.

Şehirde yaşayan iki rakip koloniden Venedikliler, 1204 yılında gerçekleşen Latin İstilası‘ndan sonra gözden düştüler. Çünkü şehri işgal eden Haçlılara yardım etmişlerdi. Şehrin geri alınmasında büyük gayret gösteren Cenevizliler ise, Bizans İmparatorluğu tarafından ödüllendirildiler. Kendilerine günümüzün Beyoğlu (geçmişin Pera) semtinde geniş topraklar verildi.

İstanbul’daki Ceneviz Eserleri

İstila sırasında talan olan şehrin yeniden inşasında büyük görevler üstlenen Cenevizliler, şehirde birçok kalenin ve binanın inşasına ön ayak oldular. O devirden günümüze ulaşan en önemli eser elbette Galata Kulesi‘dir. Buna ek olarak, Boğaz Gezi Vapuru’nun 3 saatlik mola verdiği Anadolu Kavağı’ndaki Yoros Kalesi de örnek verilebilir.

2. Osmanlı Döneminde Galata

Ticaret kolonilerinin ihracat fonksiyonu öylesine verimliydi ki, Osmanlılar şehri fethettikten sonra da düzen değişmedi. Üniversite sınavlarının “gedikli sorusu” Fatih Sultan Mehmet’in verdiği imtiyazlar da, bu kolonilere sağlanan ticari ayrıcalıklardan başka bir şey değildi.

İstanbul’da bu denli uzun süre yaşayan Latin kökenli topluluklar, ibadetleri için birçok kilise de inşa ettiler. Bunların en önde gelen örnekleri, İstiklal Caddesi’ndeki Sent Antuan Kilisesi ve Karaköy’deki San Paolo Kilisesi‘dir (Günümüzün Arap Camii)

Galata’da Gezilecek Yerler

Galata‘da gezilecek yerler rotası, komşu semt olan Karaköy ile iç içe geçiyor. İki semti birbirinden ayırmak için ise Bankalar Caddesi’ni referans alıyoruz. Karaköy’de Gezilecek Yerler yazımızda Tophane’den başlayıp, Bankalar Caddesi’ne kadar uzanmıştık.

Galata Gezi Rehberi‘nde ise Bankalar Caddesi‘nden başlayıp, Galata Kulesi’ne doğru çıkan yokuşları tırmanacağız. Keyifli okumalar dileyerek başlayalım.

1. Bankalar Caddesi

Bankalar Caddesi, 19. Yüzyıl’da Osmanlı‘nın finans merkeziydi. Beyoğlu‘nda yaşayan yabancı bankerlerin, iş adamlarının ve diplomatların yoğun olarak yaşadığı bu bölgede, dönemin Avrupa mimarisinin izleri açıkça görülebilir.

Bankalar Caddesi’nden sahil yönüne doğru inerseniz, Tersane Caddesi ve hırdavat dükkanlarını görürsünüz. Bu istikamette şehrin en özel yapılarından Arap Camii de bulunur.

Ancak bizim Galata gezi rotamız, bölgenin estetik tarihi eserlerinden Kamondo Merdivenleri aracılığı ile Galata Kulesi‘ne, yani yokuş yukarıya doğru olacak.

2. Kamondo Merdivenleri

19. Yüzyıl‘da, İstanbul‘da yaşayan varlıklı ailelerden biri olan Kamondolar, şehre estetik görünümlü Kamondo Merdivenleri‘ni kazandırmışlar.

Karaköy-Galata bölgesinde birçok binada imzası bulunan bu zengin aile; dönemin modern mimari akımlarından etkilenerek, Art Nouveau tarzındaki bu eseri yaptırmış.

3. Kart Çınar Sokak

blank

Kamondo Merdivenleri‘nden yukarı çıkınca kendimizi Kart Çınar Sokak isimli güzel bir sokakta buluyoruz. Sokağın sağ tarafında (Banker Sokak) geçmişte Schneider Sinagogu olarak bilinen ve günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan bir yapı var. Hemen bitişiğinde ise Beyoğlu’nun en iyi otelleri yazımızda bahsettiğimiz Bankerhan Hotel bulunuyor.

Kamondo Merdivenleri’nden sol tarafta ise (Eski Banka Sokak) St. Georg Avusturya Lisesi ve ona ait küçük bir kilise var. Sokağın sonunda ise günümüzde bakımsızlıktan dökülüyor olsa da, geçmişin görkemli binalarından Sen Piyer Han‘ı (üstteki resim) görebilirsiniz.

4. Galata Kulesi ve Kuledibi

blank

Kart Çınar Sokak ve çevresini gezdikten sonra, Galata Kulesi Sokak isimli kestirme yoldan, Galata Kulesi‘ne ulaşabilirsiniz. Bu sokak üzerinde eski kiliseler, çeşitli hediyelik eşya dükkanları ve küçük restoranların yanısıra; şehrin en iyi barlarından Nardiz Jazz Club da görülebilir.

Galata Kulesi ve çevresinde gezilecek çok yer var. Kulenin altındaki meydan hafta sonları binlerce insanı kendine çekiyor. Yapılan çevre düzenlemeleri, açılan çeşitli sanat galerileri ve butik kafeler sayesinde; Galata Kuledibi olarak da bilinen meydan harika bir turistik merkez haline geldi. (yazının en başındaki resim Kuledibi’ni gösteriyor)

Bu noktadan itibaren Galata’da gezilecek yerler rotası çatallanıyor. Aşağıda ismini saydığım sokaklardan birini seçebilir ve farklı yönlere açılan bir rota çizebilirsiniz.

5. Serdar-ı Ekrem Caddesi

blank

Galata Kulesi’ni gezdikten sonra, rotamız biraz karışık hale geliyor. Aslında devam edeceğiniz rotayı çizmek, sizin beklentilerinizle ilgili bir şey. Bence kulenin çevresini gezdikten sonra Serdar-ı Ekrem Caddesi‘ni mutlaka görmek gerek.

Çünkü bu cadde üzerine son dönemde açılmış sanat evleri, oldukça ilgi çekici dükkanlar ve Doğan Apartmanı gibi ikonik binalar var. Ayrıca Serdar-ı Ekrem Caddesi’nden Cihangir ve Çukurcuma tarafına doğru da geçebilirsiniz.

6. Büyük Hendek Caddesi

blank

Büyük Hendek Caddesi, size oldukça farklı bir rota çiziyor. Caddenin üstünde İstanbul’un en büyük sinagogu olan Neve Şalom Sinagogu bulunmakta. Sağlı sollu yeme-içme yerleri ve dükkanları geçtikten sonra, Şişhane’ye çıkmış oluyorsunuz.

Sağa doğru hafif rampa yukarı giderseniz, Pera Palas Oteli’nin olduğu Meşrutiyet Caddesi‘ne çıkabilir ve Tepebaşı‘nın tarihi atmosferini deneyimleyebilirsiniz.

Veyahut tarihi bir bina olan Beyoğlu Belediye Başkanlığı Binası‘nın yanındaki merdivenlerden, İstiklal Caddesi’nin başlangıcı olan Tünel Meydanı‘na da çıkabilirsiniz.

Böylece Galata’da gezilecek yerler rotasından çıkmış olsanız da, İstiklal Caddesi’nde gezilecek yerler yazımızdan devam edebilirsiniz.

7. Yüksek Kaldırım Caddesi

blank

Galata Kulesi’ni gezdikten sonra insanların kalabalık gruplar şeklinde yokuştan aşağı indiğini görebilirsiniz. Yüksek Kaldırım Caddesi, Karaköy’den İstiklal Caddesi’ne kadar giden dik bir yokuş.

Karaköy ile İstiklal arasındaki Tünel Sistemi, bu yokuşu çıkmaktan bunalan Fransız asıllı bir mühendisin girişimi ile 1875 yılında hizmete girmişti.

Yüksek Kaldırım Caddesi üzerinde, Aşkenaz Sinagogu gibi önemli yapıları görebilirsiniz. Gezinizi erken bitirip, başlangıç noktası olan Bankalar Caddesi’ne ve Galata Köprüsü’ne ulaşmak için bu yoldan geri dönebilirsiniz.

8. Galip Dede Caddesi

blank

Galata Kulesi’ni gezdikten sonra yokuş aşağı inerseniz Yüksek Kaldırım aracılığı ile Karaköy‘e, yokuş yukarı çıkarsanız Galip Dede Caddesi aracılığı ile İstiklal Caddesi‘ne ulaşırsınız.

Osmanlı döneminde, aynı malzemeyi satan esnaflar genelde birbiri ile aynı sokakta bulunurmuş. Bu sayede aralarında oluşan rekabet, vatandaşa uygun fiyat avantajı sağladığı gibi; aradığını da kolay bulma imkanı sunarmış. Mısır Çarşısı, Kapalıçarşı v.b. gibi alışveriş yerleri de özünde bu prensiple kurulmuş.

Beyoğlu’nun semtlerinde bu uygulamanın günümüze yansıyan örneklerini görmek mümkün. Mesela Karaköy’de Hırdavatçılar Çarşısı olduğu gibi, Galip Dede Caddesi’nde de Müzik Aletleri Çarşısı bulunuyor.

Galip Dede Caddesi’nden İstiklal’e tırmanırken, müzik eşyaları satan dükkanların arasında; İstanbul’un gizli hazinelerinden birini göreceksiniz. Galata Mevlevihanesi Müzesi, İstanbul’un en ilginç müzelerinden biri. Ayrıca burada haftanın belli günleri Sema Gösterisi de icra ediliyor.

Galata Kafeleri, Restoranları, Mekanları

Galata’da gezilecek yerler rotasının herhangi bir noktasında çay-kahve molası vermek olmazsa olmaz şeyler arasındadır. Galata kafeleri, restoranları ve yeme-içme mekanlarını tanıtacağımız bu bölümde, size birkaç öneride bulunmak istiyorum.

1. Privato Cafe

blank

Privato Cafe, İstanbul’da kahvaltı mekanları isimli yazımızda da yer verdiğimiz oldukça şık ve güzel bir mekan. Burada kahvaltı edebileceğiniz gibi, atıştırmalık bir şeyler için de mola verebilirsiniz. Privato Cafe, İstanbul’da kendinizi özel hissedeceğiniz yerlerden biri.

2. Lavazza

blank

Lavazza, benim bölgeye her gittiğimde kahve içtiğim bir mekan. Lezzetli kahvesinin yanında, mekanın Galata Kulesi’ne ve Kuledibi’ne bakan manzarasını çok hoş buluyorum.

Biraz hayalgücünüzü kullanırsanız, kendinizi Paris‘in turistik bir noktasında gibi hissedeceğiniz yerlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

Lavazza, Galata kafeleri arasında en hareketli yerlerden biri. Gelip geçeni izlemek ve yürüyüş yorgunluğunu atmak için harika bir durak olarak düşünebilirsiniz.

3. Güney Restaurant

blank

Galata’nın Kuledibi Meydanı‘nda bulunan Güney Restaurant; 1964 yılından beri hizmet veren köklü bir işletme olarak öne çıkıyor. Aperatif bir şeyler yemek için Galata restoranları arasında en iyi yerlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

4. Mavra Cafe

blank

Galata’nın son yıllarda artan popülaritesi, bu bölgede kendine has bazı mekanların açılmasına vesile oldu. İşte Mavra Cafe de tam olarak bunlardan biri. Mekanın müthiş dekorasyonu ve çekiciliği, aslında sahibinin bir sanatçı olmasından kaynaklanıyor.

Yonca Akçay isimli bir seramik tasarımcısının işlettiği mekan, aynı zamanda semtin en güzel yapılarından Doğan Apartmanı‘nın tam karşısında konumlanıyor.

Galata’da Gezilecek Yerler by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *