Efes Antik Kenti Giriş Ücreti 2021

Efes Antik Kenti, milattan önce 1000 yılına kadar uzanan köklü bir tarihe sahip. Doğu Akdeniz’de en iyi korunmuş Roma kentlerinden biri olan Efes, ziyaretçilerine muhteşem bir deneyim vaat ediyor.

Efes’in ana yolu olan Kuretler Caddesi’nde yürürken, kendinizi Antik Çağ’da yaşayan bir Roma vatandaşı gibi hissedebilirsiniz. Çünkü o dönemden kalan tarihi eserler halen ana hatlarını koruyor.

Efes Harabeleri’nde en çok dikkat çeken yerler Celsus Kütüphanesi, Antik Tiyatro, Hadrian Tapınağı ve her ne kadar geriye pek bir şey kalmamış olsa da Artemis Tapınağı’dır.

Bu yazıda Efes Antik Kenti’nin tarihi hakkında bilgi bulabilirsiniz. Buna ek olarak Efes Harabeleri giriş ücreti ve ziyaret saatleri de not edilmiştir. Ancak tüm bunlardan önce, tarihte Efes ile özdeşleşmiş olan “Artemis Kültü” konusuna kısaca değinmekte fayda var.

Anadolu’da Ana Tanrıça Kültü

Anadolu’da Ana Tanrıça Kültü binlerce yıl öncesine dayanan bir gelenekti ve bereketi simgeliyordu. Efes Kenti önceleri Bereket Tanrıçası Kybele kültürüne sahip bir şehirdi. Bu güçlü Tanrıça inancı, İyonya kent devletlerinin etkisi ile Yunan Tanrıçası Artemis Kültüne evrildi.

Öyle ki, Artemis’e adanmış en görkemli tapınak; Efes Kenti’nin sınırlarında inşa edildi. Efes Antik Kenti’ne günümüzdeki şöhretini kazandıran da, bu muhteşem Artemis Tapınağı‘nın tarihteki varlığıdır.

Günümüzde ne yazık ki, tapınaktan geriye çok az şey kalmıştır. Ancak Artemis Tapınağı’nın heybeti ve tarih boyunca Efes halkının ona bağlılığı efsane olmuştur.

Efes Antik Kenti Tarihi

Efes Antik Kenti Hakkında Bilgi

Efes Antik Kenti tarihi milattan önce 1000 yılına kadar uzanıyor. Efes’in kuruluş efsanesi, kısmen İstanbul’un kuruluşunu andırır. Zira her iki şehrin de kuruluş hikayesi, Yunanistan’ın Delphi kentindeki Kahin’in esrarengiz kehanetleri ile başlar.

Antik çağda Atina Kralı olan Kodros’un (İng. Codrus) oğlu Androklos babasının ölümünü takiben Atina’yı terk etmeye karar verir. Antik Yunanistan’da böyle önemli kararlar almadan önce, Apollon Tapınağı’ndaki Baş Kahin’e danışılırdı. Androklos da Kahin’in huzuruna çıkar ve ona yeni bir başlangıç yapmak istediğini, fakat nereye gideceğini bilmediğini söyler.

Kahin, Androklos’a Doğu’ya gitmesini salık verir. Ege Denizi’ni aşacak ve karaya çıkacaktır. Bu yabancı diyarda “Balık bir işaret verecek, Domuz ise yol gösterecek” diye buyurur Kahin. Androklos ve beraberindekiler doğal olarak hiçbir şey anlamazlar. Öncelikli iş Ege Denizi’ni boydan boya geçmektir.

Androklos gemisi ile Ege’yi aşar ve bugün Küçük Menderes Nehri’nin denizle buluştuğu körfeze demir atar. Karaya çıkıp keşif gezisi yapan ekip, çok acıkmıştır. Denizden balık tutarlar ve ateşte pişirmeye başlarlar. Bu sırada balıklardan bir tanesi kıvranarak yere atlar. Çalıların içinde o ana kadar saklanmakta olan domuz ise balığı kaptığı gibi kaçar.

Androklos atına atlar ve domuzun peşine düşer. Domuz tepelik bir alana doğru kaçmıştır. Androklos domuzu bir ok marifetiyle yere serer. Kehanet gerçekleşmiştir, balık işaret vermiş ve domuz yol göstermiştir. Androklos’un yeni kentini kuracağı yer, domuzun kanının aktığı topraklardır.

1. İyonya Birliği

Denizden ve karadan gelebilecek saldırılara karşı hakim bir tepede inşa edilen yeni Efes Şehri hızla gelişir ve refaha ulaşır. 12 kent devletinden oluşan İyonya Birliği’nin (Bkz: Ionian League) önemli bir parçası haline gelir. Felsefi açıdan önemli gelişim kaydeder ve entelektüel dünyada bir merkez olur.

2. Artemis Kültü

Antik Yunan mitolojisindeki Ay ve Av Tanrıçası Artemis Kültü‘ne bağlı olan Efes, bu tanrıçanın mitolojideki şanına yaraşır bir tapınak inşa eder. M.Ö. 800 yıllarından itibaren, Efes artık bir dini merkezdir ve Hac yolu üzerindeki önemli bir yer teşkil etmektedir.

3. Lidya Kralı Kroisos

M.Ö. 600 yıllarında oldukça zengin ve müreffeh bir şehir olan Efes’e, Lidya Kralı Kroisos göz diker. Şehri hakimiyetine almak ve kaynaklarından faydalanmak istemektedir.

Ancak Efes halkı Tanrıça Artemis’e o kadar itimat etmektedir ki, şehri koruyacak güçlü surlar inşa etmezler. Şehir merkezine 1200 metre mesafedeki tapınaktan, Tanrıça Artemis’in şehri koruyacağını düşünürler.

Lidya Kralı, Efes’in yok denilecek kadar zayıf savunma hatlarından ötürü kolay bir zafer kazanır. Efeslilerin bir kısmı şehir merkezinden sürülür ve Artemis tapınağına yakın bir alanda yaşamaya zorlanır. Şehir artık Lidya Krallığı’nın bir eyaleti haline gelmiştir.

Kral Kroisos, Artemis Tapınağı’na hak ettiği saygıyı gösterir . Öyle ki, onu daha da güzelleştirmek için dillere destan servetinden büyük bir bütçe ayırır. (Bu arada “Karun kadar zengin” lafı Kroisos’a atfedilmiş bir deyimdir.)

4. Pers İstilası

M.Ö. 550 yıllarında Doğu Anadolu’dan başlayan Pers İstilası tüm Anadolu’nun işgal edilmesiyle sonuçlanır. Persler, Ege kıyılarındaki tüm İyon kentlerini istila eder ve hatta yakıp yıkarlar.

Ancak Efeslilerin diplomatik başarısı sayesinde, Efes Kenti bu yıkımdan kurtulmayı başarır. Bunda Efes’in zengin bir liman kenti olmasının da etkisi vardır. Nihayetinde Pers Kralı’nı yüksek miktarda vergi verme sözüyle ikna etmek mümkün olmuştur.

5. Artemis Tapınağı’nın Yakılması

Efes Artemis Tapınağı

Artemis Tapınağı’nın yakılması, tarihin en büyük kundaklama hadiselerinden biridir. M.Ö. 356 yılında Herostratus isminde bir Efesli meczup, tarihe adını yazdırmak için Artemis Tapınağı’nı ateşe verir ve onarılamaz bir tahribata sebep olur. Efesliler, tapınağın tamamen yeniden inşası için seferber olurlar.

6. Büyük İskender

Yeni tapınağın yapımına başlanacağı yıl, Büyük İskender tarihte görülmemiş büyüklükteki ordusu ile Anadolu’ya gelir ve Pers Kralı’nın peşine düşer. Hindistan’a kadar devam edecek askeri seferinin henüz başındadır.

Makedonya Kralı İskender, Efes şehrini çok beğenir ve tapınağın şöhretinden etkilenir. Tapınağın yeniden yapılmasını salık verir ve masraflarını kendisinin ödeyeceğini söyler. Ancak buna karşılık tapınağın kendisine atfedilmesini istemektedir.

Efesliler akıllıca bir manevra ile Büyük İskender’i de kırmadan teklifi geri çevirirler. Daha önce başka bir güce atfedilmiş bir tapınağın, onun ismini gölgeleyeceği bahanesi ile Artemis Tapınağı olarak kalmasını sağlarlar.

Tekrar inşa edilmiş olan Artemis Tapınağı, o Helenistik dönemdeki güzelliği ile tarihe adını yazdırır. Öyle ki, Antik Dünya’nın 7 Harikası arasında kendine yer bulur.

7. Diadoklar Dönemi

Büyük İskender muhteşem bir dünya imparatorluğu kurmuş, ancak beklenmedik bir anda genç yaşta ölmüştür. İskender’in şekillendirdiği Makedonya İmparatorluğu, ölümünün ardından kendi generalleri arasında paylaşılır. Bu dönem Diadoklar Dönemi (Bkz: Diadochi) olarak anılır. Efes Antik Kenti’nin olduğu bölge ise Lysimachus isimli generalin hakimiyeti altına girmiştir.

Lysimachus, oldukça maharetli bir yöneticidir. Limanın alüvyonla dolduğunu ve şehrin deniz kıyısından uzaklaştığını fark eder ve şehri taşımaya karar verir. Aksi taktirde Efes bir ticaret limanı olma özelliğini yitirecektir. Ancak Efesliler inat eder ve kenti taşınmazlar. Bunun üzerine Lysimachus, şehrin lağımlarını tıkar ve Efesliler kokudan, pislikten ve hastalıktan kırılırlar. İstemeyerek de olsa taşınmaya karar verirler.

Lysimachus, Efes’in hiçbir zaman sahip olmadığı şehir surlarını da inşa eder ve şehir gerçek anlamda korunaklı bir kaleye dönüşür.

Diadoklar Dönemi, Antik Yunan (Helenistik dönem) ile Roma dönemi arasında bir geçiş dönemi olarak kabul edilir. Büyük İskender sayesinde Antik Yunan’dan kalan kültürel miras, tüm dünyaya yayılmıştır ve Roma’nın yükselişinde büyük pay sahibi olacaktır.

8. Roma Dönemi

Anadolu’nun büyük bir kısmı ile birlikte Efes de Roma İmparatorluğu’nun himayesi altına girer. 1. ve 2. Yüzyıllarda Roma’da hüküm sürmüş Evlatlık İmparatorlar (Bkz: Nerva-Antonine Hanedanı) döneminde şehrin refahı zirveye vurur. Romalılar tarafından modern bir mimari ile yeniden inşa edilen şehir, muhteşem bir güzelliğe kavuşur.

Efes’in meşhur Celsus Kütüphanesi de bir Roma dönemi yapısıdır. Efes, Roma İmparatorluğu’nun “Asya eyaletlerinin başkenti” olacak kadar önemli hale gelmiştir.

Ayrıca Yunan Tanrıçası olan Artemis‘in adı, aynı Pagan inanışın Latin kültüründeki yansıması olan Tanrıça Diana’ya çevrilir.

9. Celsus Kütüphanesi

Celsus Kütüphanesi Efes

Celsus Kütüphanesi, Roma İmparatorluğu’nun Asya Valisi olan Celsus Polemaenus’un anısına inşa edilmişti. Bu zarif kütüphane, bir zamanlar 12.000’in üzerinde el yazmasına ev sahipliği yapıyordu ve Antik Çağ’ın en büyük üçüncü kitaplığı idi. Deprem ve yangınlar sebebiyle zarar gören kütüphaneden günümüze binanın cephesi kaldı.

Celsus Kütüphanesi günümüzde Efes’in en çok bilinen yapısı. Efes’in reklam yüzü olan Celsus Kütüphanesi, Roma’nın zirve dönemindeki (2. yüzyıl) mimari anlayışını en güzel şekilde yansıtıyor.

10. Erken Dönem Hristiyanlık

Hz. İsa’nın ölümünü takiben, havarileri Anadolu’da ve dünyada birçok yere dağıldılar ve Hristiyanlığı yaydılar. Bu havarilerden Aziz Yunanna’nın (Saint John) ve İsa’nın annesi olan Azize Meryem’in Efes’e geldiği ve burada yaşadığına inanılmaktadır.

Hatta Efes Harabeleri’nin çok yakınında Azize Meryem’in bir süre yaşadığına inanılan Meryem Ana Evi de vardır. Erken dönem Hristiyanlık tarihindeki önemi nedeniyle, Efes şehri Hristiyan Hac Yolu üzerinde önemli bir mevkidir.

11. Efes’in Düşüşü

Efes’in düşüşü tamamen doğal sebeplerden gerçekleşti. Efes limanı, Küçük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyon sebebiyle kapanıyor ve şehir merkezi denizden uzaklaşıyordu. Bu problemi ilk fark eden üst satırlarda bahsettiğim üzere Lysimachus olmuştu.

Önce Lysimachus ve sonrasında Roma imparatoru Hadrianus, Efes limanını temizletmiş ve şehrin ticaret limanı olma özelliğini sürdürmesini sağlamıştı. Ancak buna rağmen şehir zamanla denizden uzaklaştı.

Bizans ve Osmanlı imparatorlukları zamanında varlığını sürdüren Efes Kenti, 16. Yüzyıl’a kadar yerleşim yeri olma özelliğini korudu. Ne var ki, yıldan yıla ihtişamını ve önemini kaybetmeye devam etti.

Efes Antik Kenti Giriş Ücreti 2021

Efes Antik Kenti giriş ücreti 120 Türk Lirası‘dır. 8 yaş altındaki çocuklar için giriş ücretsizdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan Efes’te müzekart geçerlidir. Bir müzekart edinerek, Efes harabelerinin yanısıra civardaki diğer müzeleri de gezebilirsiniz.

Efes Antik Kenti Ziyaret Saatleri

Efes Antik Kenti ziyaret saatleri yaz aylarında sabah 09:00 ile akşam 19:00 saatleri arasındadır. Ancak kış sezonu olarak kabul edilen 1 Ekim ile 1 Nisan arasında 17:30’da kapanmaktadır. Efes Harabeleri haftanın her günü ziyarete açıktır.

Efes Harabeleri‘nin ziyaret saatlerinde çeşitli etkinlikler veya tadilatlar sebebiyle değişiklik olabilir. Bu yüzden, gitmeden önce son durumu görmek için Efes Ören Yeri‘nin resmi internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Önerilen Diğer Yazılar

Bu yazıda Türkiye’nin en meşhur antik kenti olan Efes’ten bahsetmiş olduk. Şayet Efes Antik Kenti’ni gezmek için İzmir’in Selçuk ilçesine giderseniz, en az iki gün ayırmanızı öneririm. Çünkü Efes’in köklü tarihinden dolayı çevresinde de gezilecek çok yer var. Bu konuda daha çok bilgi için Selçuk Gezilecek Yerler yazısına da göz atabilirsiniz.

Bu sitede başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin önemli müzelerini ve ören yerlerini tanıtmaya çalışıyorum. Eğer bu yazı ilginizi çektiyse, Türkiye’nin en gizemli yerlerinden Nemrut Dağı, Sümela Manastırı, Ihlara Vadisi, Truva Antik Kenti ve Ani Harabeleri yazılarını da okuyabilirsiniz.

İstanbul’daki müzelerin tamamını görüntülemek isterseniz İstanbul Müzeleri, Anadolu’daki müzelerin listesini görmek istersenize, Türkiye Müzeleri başlıklarında tüm yazıları bulabilirsiniz.

Efes Antik Kenti Tarihi Hakkında Bilgi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *