Antik Mısır Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Antik Mısır Uygarlığı, kurulduğu M.Ö. 3100 yılından; Büyük İskender tarafından fethedildiği M.Ö. 332 yılına kadar, Akdeniz kıyılarının en gelişmiş medeniyetiydi. Piramitleri inşa eden Eski Krallık Dönemi ve büyük askeri başarılar gösteren Yeni Krallık Dönemi, arkeoloji ve tarih bilimi için Antik Mısır tarihi hakkında önemli bilgiler sağlamaktadır.

Antik Mısır Uygarlığı‘nın mirası öylesine büyüktür ki, ondan arda kalanları incelemek üzere “Egyptology” (Mısır-Bilimi) adı verilen bir bilim dalı oluşmuştur. Bu bilim dalının ilgi alanları ise Mısırlılar‘dan kalan her türlü tarihi eserdir.

Antik Mısır‘ın tarihi ve kültürel mirası, arkeolojik araştırmalar ile keşfedildiğinde; bilim dünyasında müthiş bir heyecan yarattı. Devasa piramitler, Antik Mısır dini ve tanrıları, hiyeroglif alfabesi gibi gizemli öğeler; büyük merak uyandırdı.

Şimdi dilerseniz Eski Mısır Medeniyeti‘nin gizem perdesini aralamak için, Antik Mısır tarihi hakkında kısa bilgi başlığında birlikte göz atalım.

Antik Mısır Tarihi Kısaca
Antik Mısır

Antik Mısır Tarihi Hakkında Kısa Bilgi

Antik Mısır tarihi hakkında bilgi yazısını kısa ve özet bir makale olarak tasarlamıştım. Ancak beklediğimden biraz daha uzun bir yazı oldu. Eski Mısır öyle köklü bir medeniyetti ki, öyküsünün içinde Firavun Ramses, Büyük İskender ve Roma İmparatoru Augustus var. Yani film biraz uzun ve yer yer sıkıcı olsa da, hikayemizin başrol oyuncuları çok sağlam.

1. Hanedanlar Öncesi Dönem (M.Ö. 5000-3100)

Dünya tarihindeki her kültürün elbette bir arka planı var. Tarih öncesi çağların göz kamaştıran Mısır Medeniyeti‘nin ortaya çıkması, M.Ö. 5000 yılından itibaren yaklaşık 2000 yıl sürüyor.

Cilalı Taş Devri adı verilen dönemde, Afrika‘da avcılık sona ermeye ve tarım gelişmeye başlamıştı. Nil Nehri gibi dev bir su kaynağının hayat verdiği Mısır topraklarında, nüfus artış gösterdi. Buna ek olarak sanat, bilim, din ve devlet yönetimi gibi konularda büyük gelişmeler yaşandı.

M.Ö. 3400 yıllarına geldiğimizde iki krallık ortaya çıkmıştı. Birisi Nil Deltası’nın verimli topraklarından faydalanan Kuzey Mısır ve daha kurak topraklarda yaşayan Güney Mısır.

Scorpion (Akrep) adındaki bir Güney Mısır Kralı, Kuzey’i ele geçirmeyi denedi ancak başaramadı. Ondan bir asır sonra ise Kral Menes, Kuzey’i fethetti ve Mısır’ı birleştirdi.

Napolyon’un Mısır Seferi

Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart, 1798 ile 1801 yılları arasında Mısır’a bir sefer düzenlemiş ve Osmanlılar ile çarpışmıştı. İngilizlerin yardımı ile Mısır’dan atılmış olsa da, beraberinde getirmiş olduğu arkeologlar sayesinde, Antik Mısır Uygarlığı’nın tarihini araştıran Egyptology bilimi başlamış oldu.

2. Erken Hanedanlık Dönemi (M.Ö. 3100-2686)

Kral Menes, Nil Deltası‘nın tepe noktasında Antik Mısır’ın başkenti Memphis‘i (Memfis) inşa etti. Bu efsanevi başkent, Eski Krallık dönemi boyunca Mısır Devleti’ne yön veren merkez olacaktı.

Erken dönemde ayrıca Mısır Kralı‘nın (Firavun) karakteristik özellikleri de vücut bulmuştu. Mısır Kralı, Antik Mısır dini inancının merkezindeki Horus isimli Tanrı ile özdeşleşmişti. Firavun, adeta Yarı Tanrı-Yarı İnsan bir varlık olarak kabul edilirdi. Bu dönemin detayları Mısırlılar’ın kendine özgü alfabesi olan Hiyeroglif aracılığı ile günümüze ulaşmıştır.

Nil Nehri’nin Taşması ve Tarım Toplumunun Gelişimi

Arkaik Dönem olarak da bilinen Erken Hanedanlık döneminde, Mısır halkı tarım konusunda yaşadığı doğanın kanunlarına uymayı öğrendi. Zira Nil Nehri her yıl belli bir dönemde taşıyor ve çiftçiler ekinlerini taşmanın hemen ardından biçiyorlardı. Hasat dönemi geçtikten sonra yeniden kuraklık oluyor ve bir sonraki taşmaya kadar olan dönemde ekim yapılıyordu.

Nil’in bu kendine has dinamikleri, Eski Mısır Uygarlığı‘nda matematiğin ve astronominin gelişmesine sebep oldu. En yüksek verimi alabilmek ve bir kıtlıktan kaçınabilmek için, bilime başvurdular.

3. Antik Mısır Eski Krallık Dönemi (M.Ö 2686-2181)

Antik Mısır Uygarlığı’nda Eski Krallık olarak adlandırılan dönem, 3. Hanedan ile başladı. Eski Krallık döneminin en ayırt edici özelliği ise piramitlerin inşası oldu. M.Ö. 2630‘da Mısır Kralı Zoser, bir rahip ve aynı zamanda mimar olan Imhotep‘ten kendisi için sıra dışı bir yapı inşa etmesini istedi.

Mimari bir yapıya dini bir anlam yüklemeyi başaran Imhotep; Firavunların ölümden sonra yaşama ulaşmasında köprü olacak piramitleri tasarladı. Krallar piramitlere öbür dünyaya götürmek istedikleri şeyler ile gömülecek ve yaşamları piramidin içine resimler ve yazılar ile nakşedilecekti. “Basamaklı Piramit” adı verilen ilk piramit, başkent Memphis yakınlarında inşa edildi.

Dünyanın 7 Harikasından Keops Piramidi

Eski Mısır Medeniyeti Tarihi

Kral Khufu için Keops Piramidi‘nin inşasından sonra ise piramitlerin mimari kalitesi zirveye ulaştı. 3. ve 4. Hanedan dönemleri, Mısır’ın altın çağıydı. Bu dönemde Krallar Kuzey Afrika‘da fetihler yaptılar. Antik Mısır ekonomik anlamda zirve yaptı ve refah içinde yaşadı. Firavunların gücü ve zenginliği doruğa ulaştı.

Ancak 5. ve 6. Hanedan dönemlerinde, refah azaldı. Çünkü her bir firavunun kendisi için piramit inşa ettirmesi, müthiş bir masrafa neden oluyordu. Yine de firavunlar gösterişli piramitler için para israf etmekten vazgeçmediler.

Bu arada Güneş Tanrısı “Ra” kültü yükselmeye başladı ve güç farklı bir rahip sınıfının eline geçti. 6. Hanedan‘ın son kralı II. Pepy öldüğünde, büyük bir iç savaş çıktı ve Eski Krallık karmaşayla sonlandı.

4. Birinci Ara Dönem (M.Ö. 2181-2055)

Eski Krallığın çökmesi ile karmaşayla geçen bir ara dönem yaşandı. 7. ve 8. Hanedan‘ın firavunları Memphis‘te hüküm sürerken, merkezi otoriteyi sağlayamadılar. Valiler birbirleri ile çatışıyor ve iç savaş ortamı hüküm sürüyordu. Mısır‘ın bir kısmı Bedevi Kabileleri tarafından yağmalandı. Salgın hastalık ve kıtlık baş gösterdi ve binlerce insan öldü.

9. ve 10. Hanedanlar döneminde Mısır’ın ağırlık merkezi Heracleopolis şehrine kaydı. Bu şehirden çıkan bir hanedan, Memphis ve Teb gibi önemli şehirlere hakim oldu. Ancak M.Ö. 2055 yıllarında Teb şehrinde bu yeni krallara meydan okuyan bir başka hanedan ortaya çıktı. Bu hanedanın prensi Mentuhotep, tüm Mısır’ı tek bayrak altında topladı ve ara dönem böylece bitmiş oldu.

5. Antik Mısır Orta Krallık Dönemi (M.Ö. 2055-1786)

11. Hanedan‘ın son üyesi olan IV. Mentuhotep bir suikaste kurban gidince, krallık başvezir I. Amenemhet‘e geçti. 12. Hanedan döneminde Teb, kutsal şehir olarak saygı gördü. Kral Amenemhet, halefini tahta ortak etme geleneğini başlattı. Böylece Mısır‘ı devralacak yeni kral, eski kral ile birlikte ülkeyi yönetmeyi öğreniyordu. Böylece Antik Mısır’da Orta Krallık Dönemi‘nde yeni kralın kim olacağı belli olduğu için, ülkede iç karışıklık çıkmıyordu.

Antik Mısır Krallığı’nın Dışarı Açılması

Orta Krallık, askeri anlamda kendisinden önce gelenlerden daha saldırgan bir tutum takındı. Çevresindeki toprakları altın, fildişi ve abanoz kaynaklarını sömürmek için işgal etti. Dışarıya açılan Mısır, komşu krallıklar ile diplomatik ilişkiler de geliştirdi. Bu amaçla Suriye ve Filistin gibi ülkelerle ilişki kurdu.

Askeri yatırımların hızlandığı dönemde, çeşitli kaleler inşa edilmeye ve yeraltı madenleri işlenmeye başlandı. Piramit inşa etme geleneği de tekrar canlandı. Orta Krallık, III. Amenemhet zamanında gücünün doruğuna ulaştı.

Kraliçe Sobekneferu, kardeşi IV. Amenemhet ile birlikte Mısır’ın ilk Kraliçesi olarak 12. Hanedan döneminde hüküm sürdü. Ancak bu yıllarda Orta Krallık da düşüşe geçmişti.

6. İkinci Ara Dönem (M.Ö 1786-1567)

13. Hanedan döneminde Mısır Krallığı‘nın merkezi yapısında bozulmalar oldu. Kralların birbiri ardına çok kısa aralıklarla tahta çıkması (Taht kavgaları ve ölümler sebebiyle) güç dengelerini alt üst etti. Bu dönemde kraliyet ailesi Teb şehrine taşındı. Rakip hanedan ise Xois şehrinde (Nil Deltası yakınlarında) yaşıyor ve merkezi yönetimi zayıflatıyordu.

Yabancı (İşgalci) Hyksos Hanedanı

M.Ö. 1650 yıllarında Hyksos Hanedanı adı verilen (ve Mısırlı olmayan) yabancı bir hanedan Mısır‘da hak iddia etmeye başladı. Otorite boşluklarından faydalanan bu aile, Mısır adetlerini benimsedi ve firavun gibi yaşamaya başladı. Teb şehrinde yaşayan gerçek Firavunlar, Güney Mısır‘ı idare edebilmek için bu aileye vergi ödemek zorunda kaldılar.

Sonunda Teb Firavunları, firavunları taklit eden ve Güney Mısır’da işgalci olan Hyksos Hanedanı‘na savaş açtı. (M.Ö. 1570) Hyksos Kralı’nın Mısır’dan atılmasıyla İkinci Ara Dönem sona erdi.

7. Antik Mısır Yeni Krallık Dönemi (M.Ö. 1567-1085)

18. Hanedan‘ın ilk firavunu olan I. Ahmose döneminde Antik Mısır’da birlik sağlanmıştı. Antik Mısır’da Yeni Krallık döneminde Mısır oldukça savaşçı bir kimliğe büründü. Filistin topraklarına askeri sefer düzenledi, Mitanniler ve Hititler ile çarpıştı.

Antik Mısır, Nubiya‘dan Anadolu‘ya kadar uzanan muhteşem bir imparatorluk haline geldi. I. Amenhotep, I. Thutmose ve III. Amenhotep; Yeni Krallık döneminin en başarılı firavunlarıydı. Yine bu başarılı dönemde III. Thutmose (Meşhur Savaşçı Kral) ile eş zamanlı olarak bir kadın firavun (Kraliçe Hatshepsut) da yönetimdeydi.

Antik Mısır Uygarlığı Tarihi Özet
Sultanahmet’teki Mısır Dikilitaşı

Savaççı Firavun III. Tutmosis‘in zaferlerini betimleyen Mısır Obeliski, bugün Sultanahmet‘teki Hipodrom Meydanı’nda görülebilir. Obelisk aslında Mısır’daki Karnak Tapınağı’nın önünde duruyordu. Dördüncü Yüzyıl’da Roma İmparatoru Theodosius tarafından getirilip Konstantinopolis’e (İstanbul) yerleştirildi. Bu yüzden Theodosius Dikilitaşı olarak da anılır.

Güneş Tanrısı Aton Kültü ve Yeni Başkent Akhetaton

18. Hanedan‘ın son krallarından IV. Amenhotep döneminde ilginç bir olay vuku buldu. Yüzyıllardır devam eden Güneş Tanrısı Amon-Ra kültü, bizzat firavun tarafından terk edildi. Asırlar önce Teb‘in en kutsal Tanrısı olan Amon ve Güneş Tanrısı Ra kültleri birleştirilmişti ve Teb kutsal şehir ilan edilmişti. IV. Amenhotep ise bu çok tanrılı düzeni yıkmaya çalışıyordu.

Firavun, Baş-Tanrı olarak Amon-Ra yerine Aton‘u ön plana çıkardı. Kendisini “Aton’un Hizmetkarı” ilan etti. Başkenti ise kutsal olarak kabul edilen Teb kentinden, kendi inşa ettiği Akhetaton (Amarna) kentine taşıdı. Mısır halkını tek bir Tanrı’ya tapınmaya teşvik etti. Firavunun reformları, kendisinin ölümünden sonra terk edildi ve başkent Teb‘e geri dönüldü.

Amon-Ra’ya Dönüş, Firavun Ramses ve Musa Peygamber

19. ve 20. Hanedanlar, “Ramesside Dönemi” olarak da bilinir. Ramses ismini taşıyan bir dizi firavunun hüküm sürdüğü bu dönemde, din tartışması yüzünden zayıflayan merkezi yönetim yeniden güçlendi.

Dev tapınlakların ve şehirlerin inşa edildiği bu gösterişli dönem, aynı zamanda Musa Peygamber‘in ortaya çıktığı dönemdir. Tarihçiler Hz. Musa eşliğinde İsrail halkının Mısır’dan, Kenan topraklarına yaptığı göçün, II. Ramses dönemine (M.Ö 1304-1237) denk geldiğini düşünüyorlar.

Antik Mısır Firavunları
Antik Mısır Firavunu Ramses

M.Ö. 1274 yılında Mısır Firavunu II. Ramses ve Hitit Kralı II. Muwatalli, Orta Doğu ve Mezopotamya topraklarını paylaşmak için savaşa tutuştu. Mısırlılar ne kadar taktiksel üstünlük sağlamış olsa da, kesin bir zafer elde edemediler. Bunun üzerine Tarihin İlk Barış Antlaşması olarak kabul edilen Kadeş Antlaşması imzalandı. Bu barışı simgeleyen tablet, bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Krallar Vadisi’ndeki Muhteşem Kral Mezarları

Yeni Krallık döneminin (Akhenaton hariç) tüm firavunları, Krallar Vadisi adı verilen bir yerde kayaların içine gömüldüler. Nil‘in Batı kanadında ve Teb yakınlarında konumlanan bu vadideki muhteşem anıt mezarlar ne yazık ki sonradan yağmalanmış ve çoğu yok olmuştur. Ünlü firavun Tutankamon‘un (Saltanatı M.Ö. 1361-1352) 1922‘de keşfedilen mezarı, Yeni Krallık‘tan günümüze kalan en muhteşem Kral Mezarı‘dır.

Antik Mısır Tarihi Hakkında Bilgi
Antik Mısır Kral Mezarları

III. Ramses’in Ardından Yeni Krallık’ın Çöküşü

Yeni Krallık zirve noktasına III. Ramses‘in hükümdarlığı döneminde (1187-1156) ulaşır. Ancak bu kralın ölümü bir dönüm noktası olur. Antik Mısır Uygarlığı, III. Ramses’ten sonra iyi yönetilemez. Suriye ve Filistin şehirleri kaybedilir ve Batı’dan Libyalılar tarafından saldırıya uğramaya ve şehirleri yağmalanmaya başlar.

8. Üçüncü Ara Dönem (M.Ö. 1085-664)

Yeni Krallık’tan sonraki 400 yıllık dönem Mısır’ın siyasi, sosyal ve kültürel yapısında büyük değişikliklerin olduğu bir süreçtir. 21. Hanedan döneminde merkezi yönetim zayıflar ve yerel valilerin hakimiyeti baş gösterir.

Libya Asıllı Firavunlar Dönemi

Nubiya ve Libya gibi Mısır’ın hakimiyetinde olan yerler, kendi kralları ile kendilerini yönetmeye başlar. Libya Krallığı güçlenir ve içlerinden Sheshonq isimli biri Mısır’a kral olur. 22. Hanedan dönemi böylece başlar. Bu hanedanın hükümranlığında geçen 23. ve 24. Hanedanlık dönemlerinden günümüze pek bilgi ulaşmamıştır.

Nubiya Asıllı Firavunlar Dönemi

M.Ö 8. Yüzyıl‘da, bu kez Nubiyalı bir firavun tahta çıkar. Kral Shabako ile başlayan bu dönem 25. Hanedan dönemidir. Bu sırada Antik Mısır Medeniyeti, ölümcül bir düşmanla (Asurlular) yüzyüze gelir. Asurlular, Orta Doğu’da hakimiyet kurmak amacıyla Mısır‘a saldırırlar.

Asurlular’ın Mısır’ı İşgali

M.Ö. 671 yılına gelindiğinde Asur Kralı Esarhaddon, Mısır’ın en önemli şehri Memphis‘i işgal eder ve Firavun‘u sürgüne gönderir. Yerine Asurluların kuklası olan Necho of Sais adında bir kral tahta çıkarılır. Ancak yeni kral, bir isyanda Mısırlı Tanuatamun tarafından öldürülür ve Asurluların Mısır’ı işgal girişimi başarısız olur.

9. Geç Dönem Antik Mısır (M.Ö. 664-332)

Antik Mısır, geç dönemde büyük mücadele vererek eski sistemini tekrar kurmaya çalıştı. Ancak başarılı olamadı.

Pers İmparatorluğu’nun Mısır’ı İşgali

Öldürülen Kral Necho‘nun oğlu Psammetichus, Mısır’ı tekrar birleştirir. Ancak Asurlular‘dan daha beter bir düşman (Persler) ortaya çıkmıştır. Pers Kralı Cambyses, Mısırlılar’ı ağır bir yenilgiye uğratır ve Mısır‘ı fetheder. Bundan böyle Mısır, Pers İmparatorluğu‘nun bir eyaleti olacaktır.

Mısırlılar’ın İsyanı ve Firavunların Dönüşü

Darius gibi meşhur Pers İmparatorları, Mısır’ı yönetirken iç işlerine çok karışmadılar. Firavunlardan kalan geleneklere saygı gösterdiler ve Amon-Ra Kültü’nü yaşattılar. Ancak Darius’un oğlu Xerxes döneminde (M.Ö. 486-465) sertleşen yönetim ve baskılar, Mısırlılar‘ın isyan etmesine sebep oldu.

M.Ö. 404 yılında Mısırlı isyancılar bağımsızlığı kazanmayı başardılar. Böylece Antik Mısır‘ın son hanedanları olacak 28., 29. ve 30. Hanedanlar hüküm sürdü.

Büyük İskender ve Helen İmparatorluğu

M.Ö. 4. Yüzyıl‘da Persler Mısır’a tekrar saldırmaya başladılar. Tam Mısır’ı dize getirmişlerdi ki, Antik Yunan Uygarlığı‘nın en güçlü kralı Büyük İskender tarih sahnesine çıktı. Pers ordularını yok eden Büyük İskender, Mısır‘ı da ele geçirdi.

Antik Mısır Tarihi ile ilgili makale
İskenderiye Feneri

Büyük İskender’in (Alexander the Great) onuruna Mısır’da İskenderiye (Alexandria) adında muhteşem bir şehir kuruldu. Bu şehirde bir zamanlar var olan İskenderiye Feneri ise Antik Dünya’nın Yedi Harikası arasında kabul ediliyor. İskenderiye şehri, İlk Çağ boyunca en önemli kültürel merkezlerden biri oldu.

10. Antik Mısır Uygarlığı’nın Çöküşü

Antik Mısır Uygarlığı’nın çöküşü, Büyük İskender döneminin bitmesiyle başladı. Büyük İskender’in ölümünün sonrası, İskender’in generallerinin toprakları paylaştığı “Satraplık” yani valiler dönemidir.

Mısır’da Ptolemy Hanedanlığı Dönemi

Büyük İskender‘in ölümünün ardından, generalleri uçsuz bucaksız toprakları paylaştılar. General Ptolemy‘nin payına ise Mısır düşmüştü. Ptolemy ve onun soyundan gelen krallar Mısır’ı asırlarca yönettiler. Ancak Roma İmparatorluğu büyüyor ve Akdeniz çevresindeki tüm ülkeleri yutuyordu.

Roma İmparatorluğu ile Aktium Deniz Savaşı

blank

Antik Yunan sitelerinin hepsini ele geçiren Roma İmparatorluğu, tarihte meşhur olan Kraliçe VII. Kleopatra‘nın hükümdarlığı döneminde Mısır’ı ele geçirdi. Esasında Mısır Krallığı, Julius Sezar döneminde Roma ile müttefikti ve dosttu. Ancak Sezar‘ın ölümünden sonra -generali- Marcus Antonius ve -üvey oğlu- Octavianus arasındaki savaş Mısır’ın sonunu getirdi.

Kraliçe Kleopatra, Romalı Konsül Marcus Antonius ile evlenmişti ve Mısır’ı beraber yönetiyorlardı. Ancak Roma’nın bir diğer konsülü olan Octavianus onlara savaş açtı. Actium Deniz Savaşı‘nda yenilgiye uğrayan Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.

Böylece kendini Roma’nın ilk imparatoru ilan eden İmparator Augustus, Mısır’ı ele geçirdi. Bundan böyle Mısır, Roma İmparatorluğu’nun bir eyaleti olarak kalacaktı.


Antik Mısır Tarihi Hakkında Bilgi İçin Kaynak Makale

Antik Mısır tarihi hakkında kısa bilgi paylaştığım bu kısa makale, özünde bir çeviri yazısıdır. Bu kadar köklü bir medeniyetin tarihi ile ilgili bir yazı kaleme alırken, tarihsel olayları doğru sıralamak gerekiyor.

Antik Mısır’da Eski, Orta ve Yeni Krallık dönemlerini sıraya koyarken, aşağıda linkini verdiğim kaynaktan bolca faydalandım. Yazının tarih cetvelini oluşturduktan sonra ikinci ve üçüncü kaynaklardan doğrulama yaparak ilerledim.

The History of Ancient Egypt

Thank you for your courtesy!


Antik Mısır Tarihi Hakkında Kısa Bilgi by Serhat Engül

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *